İzleyiciler

29 Aralık 2012 Cumartesi

ALIŞVERİŞ AŞKI VE SON ALDIKLARIM

Blogumu açma hikayem alışveriş üzerine kurulu aslında.
Yakın arkadaşlarım 'biz senin bulduğun güzellikleri bulamıyoruz yada akıllı alışveriş yapamıyoruz(yani ucuza güzel cici bulamıyoruz),aç bir blog,bizde sen nereden ne buldun görelim'diyorlardı.Ayıptır söylemesi hala da derler.Çünkü ben fazla parayla şıklık olduğuna inanmıyorum.Çok para dökeceğim belli parçalar dışında araştırıp öyle alışveriş yapıyorum.
Yaptığım alışveriş detaylarını eklemek ve yakın arkadaşlarıma fikir vermek için açtığım blogum şuan tamamen 'her telden şarkılar'modunda ilerliyor:)Bu haliyle de mutluyum.Yazmak,blogum için fotoğraf çekmek çok hoşuma gidiyor...

Son zamanlarda ev-iş yerim ve annemin evi arasında geçiyor günlerim.Netten alışverişi abartmış durumdayım.Ve imkan bulduğum 15dk aramda bile bir öğrencinin dersten kaytardığı anlar gibi mağazalarda buluyorum kendimi:)Geçen Salı Mango indirime girdi ve ben eskiden olduğu gibi gidip karıştırıp-kucalayıp,kabinlerde sıra bekleyip,onlarca kıyafet denemeye vakit bulamadım.İşin aslı pek umrumda da olmadı.İhtiyacım olmayanları almama kararı ile Mango'ya gidip sadece bir çanta ile çıktım.Annem bile şok oldu.Eve geldiğimde 'ee diğer poşet-ler nerede?'sorusunu sordu.Kadıncağız alışmış alışveriş bağımlısı kızına:)

Bu yıl kendime yılbaşı hediyesi olarak seçtiklerimin bir kısmı ise burada:(geri kalanı iş yerimde üç kargo kutusu ile bekliyor,eşime inme inmesin diye tek tek eve getiriyorum:))

Mango çanta ve uzun süredir aradığım altın rengi saat;
 Leopar aşkım bu yılda sürüyor,
Pullu babet ise tam ayak numaramı istediğim halde küçük geldi iade edilecek:(
Pullu siyah terlikler fiyongu ile kalbimi çaldı,pembiş tavşanlı panduf ise sanırım 50yaşıma da gelsem vazgeçemiceklerimden:)
 Gratis'ten yılbaşı süslerime yenisini ekledim,
Koton indiriminde yine fiyonklara karşı koyamadım,
Bileklikte de yine leopar...
Modası geçiyor desemde minik baykuşu pek sevdim.


26 Aralık 2012 Çarşamba

BEBEKLE GEZMECE


Gezginci aileye gelen bebiş uyum sağlıyor,çok şükür.Hasta edermiyiz korkusu ile haftasonu kalabalığındansa haftaiçi sakinliğinde alışverişi tercih ediyoruz.
Dün iş sonrası eve geldigimde oglumla koklaştıktan sonra avm'ye gittik.Rengarenk vitrinler çok ilgisini çekti.Etrafı incelerken çok tatlıydı şaşkın şirinim:)

                                        Her yer yılbaşı havasına bürününce içimi ayrı bir mutluluk kaplıyor.

24 Aralık 2012 Pazartesi

SİYAH ELBİSE

Akşam farklı,gündüz farklı saç,ayakkabı ve aksesuarlarla kullanabildiğim kıyafetleri seviyorum.

                                          İlk kullanım geçen hafta içi işe gittiğim bir günden;





İkinci kullanım ise öğretmenler günü yemeğinden...



An itibariyle doğum sonrası ilk kombin yazımı yazmış bulunuyorum.Bundan sonra ana-oğul kombinlerimizi de eklemeyi düşünüyorum.

Uyum delisi ben:bazen eşime,bebeğime ve kendime aynı tonlarda kıyafetler seçiyorum.Arkadaşlarımız çok beğeniyor.

Blogumda da aile boyu kombin serimiz için ayrı bir alan ayırsam eğlenceli olabilir dimi;)?


17 Aralık 2012 Pazartesi

Gratis indirim ganimetlerim

Alışveriş postu yapmayalı uzun zaman olmuş.Bebek alışverişinden fırsat bulup kendime alışverişi arttırdığım şu günlerde daha sık yazabilirim.

Haftalar önce bloglar ve twitter aracılığıyla indirimi öğrenip Gratis'ten ihtiyaçlarımı almıştım.Gitttiğim günü paylaşmıştım.Burada...
Maillerimi silerken bir arkadaşımın ürün fiyatlarını sorduğu maile denk gelince alışveriş detaylarımı(geç olsada )eklemek istedim.

Kardeşimle beraber beğenip aynı aldığımız ürünler:
Loreal fondöten+kapatıcı+rimel
Max factor siyah göz kalemi
Maybelline kahverengi göz kalemi
Golden Rose eye liner+ruj
The Balm-far paleti+gloss
Vücut losyonu

Benim ekstralarım:
Essence farlar
Pastel oje+rimel
Down under şampuan+sıvı saç kremi
El kremi


Alt sol karedeki kardeşimin cicileri.
Benden farklı olarak Max factor allık,Maybelline gloss seçti.

Çok makyaj yapmayan,düğün ve özel günler dışında fondöten-pudra kullanmayan ama ışıl ışıl glosslara,allık ve rimele hayır diyemeyenlerdenim.

Ürün yorumlarımı kullandıkça ayrı yazılarda paylaşırım.İlk yorumum şu:
The Balm'ın bu far paletine bayıldım.Tek başına bile bir post konusu bence;)

Sağlıklı,mutlu,kokoş günler diliyorum:)

14 Aralık 2012 Cuma

BEBEK MEVLÜDÜ

Doğum sonrası düşündüğüm mevlüdü doktorumuzun sünnet kararı almasıyla ertelemiştim.Geçen hafta sünnet olayını atlatıp bebeğim iyileşince bu hafta mevlüt kısmet oldu.

Yakın arkadaşlarımın çoğu çalışıyor,aile dostlarımızın da bir kısmının işi çıkınca düşündüğümden az kişi ile ve tam istediğim gibi güzel bir atmosferde geçti günümüz...

Oğlumun özel kıyafetine uyum sağlamak için beyaz-simli gri çizgili ince kazağımı ve peplum eteğimi giydim.Kuaföre gitmeye vaktim olmadığı için herzamanki topuzumu kondurdum:)

Bücürüm yeni öğrendiği dudak büzmesini de yaptı,
Ortamın tek erkeği olarak ciddi de takıldı:)
Zaman zaman çapkın bir bakış atıp,gülümsedi.
Anneannemiz bir hevesle süslü örtüler hazırlatmış ama bizim bücür kucaktan inmeyi sevmediği için hemen mızmızlandı.Gülücüklü bir fotoğraf yakalayamadım.
İkramların başladığı an da ben emzirme seramonisi için diğer odada olunca masayı düzenli haliyle çekemedim.Annemin yaptığı enfes aşureler kareye girmeden midemizde yerini almış bile:)
Şerbetlerin ikram edildiği bardakları ben süslemiştim.Üstlerinde 'baby,it's a boy yazıları,biberon figürleri'var.

Doğum öncesi hazırladığım ve doğum sonrasında bebek ziyaretine gelenlere sunduğum şekerleme ve lavanta süslerinden biraz ayırmıştım.Mevlüt öncesi gelemeyenlere o gün sundum.

Blogunu severek takiplediğim iki arkadaşım da geldi.Biri tatlı Arman'ın annesi Funda Ceyhan,diğeri bal kız Ecrin'in annesi Moda Haftası blogunun sahibesi(fotoğrafı kendi blogunda bile yok,o nedenle fotoğrafımızı buraya ekleyemiyorum)

Herkes gittiğinde giydiklerini değiştirmeden son birkaç kare ekledik hatıra fotoğraflarımıza...
Gün sonunda masum bebeğim ve gıdığı:)

Sünnetini gördüm,darısı damatlığına:))Abarttığımın farkındayım ama anne olmak değişik bir his.Her detayı+yıllar sonrayı düşünüyorum(Plansız yaşayamayan biri olarak)

Bugün...

Kendime izin verdim,işe gitmedim.Batu'yu sabah aşıya götürdük.Üç aşı birden yapıldı(verem,beşli karma ve zatüre)Ateşi olurmu olmazmı diye başını bekliyorum.Bu saate kadar olmadı,dilerim bundan sonra da olmaz.

Oğlumu doyasıya kokladım,öptüm.Kendi ayında olan bebeklere göre az uyusada kabullendim.Gündüzleri bir kez 2saatlik uyku yakışıklıma yetiyor.O da şuan mışıl mışıl uyuyor(bu cümlemi yazarken ses verdi,sanırım her an uyanabilirim mesajıydı bu:))

D vitamini içiriyorum+güneşlendiriyorum her gün.

Uzun bir aradan sonra elime keçelerimi ve kumaş boyalarımı aldım.Yılbaşı için beğendiğim cici internette satılınca iş başa düştü.Bücürüme bir body süslemeyi düşünüyorum.

E evde olupta atıştırmamak olmaz...Yapacaklarıma zaman bulamam korkusuyla en pratiğinden milföylü börek  ve sallama çay yaptım.

Birazdan da 3gün önce yaptığımız mevlüt fotoğraflarını bloga ekleyip,yeni post hazırlayacağım(bücür bey uyanmazsa tabi)

Sağlıklı ve mutlu günler...

4 Aralık 2012 Salı

BEBEĞİMLE 2.AY

Günler öyle çabuk geçiyorki dünün ayın 3'ü olduğunu,yani bizim 2.ayımızı bitirdiğimizi akşam farkettim.Her ayımızı blogumda paylaşmayı düşündüğüm için şu an iş yerimde postu hazırlıyorum.

2.ayı doldurduk.Peki bu ay neler oldu?
*Bebeğim annesini,babasını,annaneyi,büyükbaba ve teyzesini(yani sürekli gördüğü kişileri)ayırt ediyor.
*Bilinçli gülücük saçıyor.Hemde minik sesler çıkarıyor:)
*İlk şehirdışı gezisine gidildi.(Erzin,İskenderun,Mersin şimdilik gezdiği yerler)
*İlk kez AVM gezildi.(Darısı tüm Avm'leri gezmeye:)

Doktorumuzun tavsiyesi üzerine ani bir durum gelişti;yarın Batu'nun sünneti var.Çok korkuyorum.Telaşlıyım.Nasıl kıyacaklar minicik bebeğimi tek başına ameliyathaneye götürmeye,narkoz vermeye:(

Dualarınızı eksik etmeyin olurmu...

3 Aralık 2012 Pazartesi

BUGÜN,ŞUAN...

Yine uykusuz geçen bir gece ardından şiş gözlerle güne başladım.Bebeğim kucağa çok alıştı ve yatırdığım an kıyametler koparıyor:)İlk günler bu kadar sesi çıkmıyordu:şimdilerde naz yapmayı,çığlıkla ağlamayı,dudak büzmeyi öğrendi bücürüm.

Sayesinde tek elle kahvaltı hazırlamayı,çay-kahve ikram etmeyi,bloga yazı yazmayı,nette gezinmeyi... öğrendim(ki bu hiç iyi değil.evden az çıkıyorum diye alışveriş sitelerinde hangi ürün ne zaman indirimde diye sıkı takip edip,kendimi alışverişe fazla kaptırıyorum)

Şuan da 20dkdır uyuyor(kaç dk daha uyuyacağı tamamen şansıma,pardon onun keyfine kalmış:)
Fırsat bulmuşken bloga uğradım.Bundan sonra içinde bulunduğum andan postlar yapmaya karar verdim.

Şuan;
Miniğim uyuyor.
Ben onu izliyorum.
Kendime bir kahve yaptım.
Net siparişimle yeni gelen ev botumla,annemin hediyesi leoparlı cicimi hayırladım.



Birazdan da oğlumun teyzesi gelecek,Batu uyanınca kucaktan kucağa dolaşma seansımız başlayacak:)

1 Aralık 2012 Cumartesi

BEBEKLE GEZMECE

Bebek öncesi her pazar gününü dışarda geçiren bir çift olarak bebek sonrasında 40gün eve kapanınca bunaldık.Bana saçma gelsede bebeği hasta ederim korkusuyla ilk 40gün sesimi çıkarmadım.Şimdi ne değişti sanki...

Geçen pazar Mersin'e gittik.(Balık,midye Adana'da da var ama bizim bücür arabada super uyuyorken fırsatı değerlendirmek lazım:)
Emzirme yastığı,battaniyeler,yedek kıyafetler...yanımıza aldığımız eşyalarla araba içini oğlumuza göre donattık.

Mersin'de bazen restoranda bazen yat limanında salaş yatlarda balık yiyoruz.Bu gidişimizde kısa süreli otururuz diye lokanta tercih etmedik.
Oturduğumuzda midye yememe izin veren minik oğlum balık ekmeğimden iki lokma yediğimi hissedince uyandı:)Hiç şaşırmadım,çünkü alıştım:yemek yiyeceğim anları özenle seçip uyanıyor:)


Durum böyle:

1-İki lokma mideye iner.2-Kociş hatıra fotoğrafı çeker(oğlumuzun ilkleriyle kafayı yedik biz:)3-Batuhan bey acıkır,annesinin sefası biter:)
Fotoğraflarda belli olan,uykusuzluktan şiş gözleri ile herşeye rağmen mutlu taze anne gülümser...

Bebeğin karnı doyunca baba kucağına alır,anne hızlı hızlı atıştırır.Aman ağlarsa kimseyi rahatsız etmeyelim düşüncesi ile arabaya koşulur.

Anne-baba arsızdır.Bebeğin altını arabada değiştirip Hande Yener konseri için Erzin'e gidilir.Yol boyunca minik prens uyur,annesi onu izler.Emzirme,alt değiştirme rutini arabada devam eder.Konser sırasında anne ve baba dönüşümlü olarak bebişi bekler.Birkaç şarkı dinlenir ve gece eve dönülür.

Bu gezmelerimi ve daha önceki postumu görüp mail atanlara notum var:)
Lohusa depresyonunu iliklerime kadar hissettim,hala yaşıyorum.Sadece biraz önemsememeye çalışıyorum.İş yerimde iki ortak kaldığımız için mecburen haftada 3,4gün 4-5saat işe gidiyorum.Pazar günleride 'azıcık değişiklik hakkım' diyerek ve pimpirikliğimi kenara bırakmaya çalışarak bebişle evden çıkıyorum.(Tüm hafta boyunca uykusuz geceler,evde olduğum anlarda yapışık ikiz gibi gezmeler,alışık olduğum hareketli yaşamdan uzak kalmalardan sonra bir gün gezilmeli dimi;))